Sonntag, 17. Oktober 2010

kalbimirendelerkengece



 I Aksam 
Sadece gövdemi dolduran
bos bir koltukta
ve los bir isikta
oturuyorum,
issiz odamda
Yapayalniz.
Bir sarap istiyorum
Tadi ayni sen.
Ve bir kadeh
Hic bosalmayan.

Bir sisede sarap
hic eksiltmeden tükettigim,
ve sadece bir aksam,
hic tükenmeden eksildigim.

Ardindan ..



II Gece


Gece olsun,
kör kara.
Ve hic bitmesin
Sen yoksan yanimda.

Sen dol icime
aldigim nefes yerine.
Daralttigim bu yasam cemberimde,
senin tadin olsun bana hayat veren.
Yalanlarımın hepsine inan
ben seninkilerini sarabin etkisiyle duymam.

Sarapsiz bir `sensizliye
gözümü acmak istemem,
inerim en derine,
elips seklindeki zaman boslugundan
döne döne,
savrula savrula.

Hic düsünmem,
birakirim kendimi bu akisa.



III Gece yarisi

bir ses yankilanir odaminin bos duvarlarindan:


„Ayrilik bir bitis degildir
noktadir baslangica.
Gidisi ise bölünmek degildir
birlesmek sonsuzlukda“


Susarim
Bu sesi dinlerim
Titrerim.
Dilimde senin tadin
bilincimde ise kaybettiklerim.

Ses susmaz. Bir susmaz:


„O´nun dudaklarini affet. En gizemli mekanlarda mutluluk bulurlar“
hatirliyorum..
Bu cümleyi bana karsi cok kurdu bu ses,
affedemiycegimi bile bile
Herdefasinda yenilenen bir heves..
ve
devam eder ses:

„Önemli mi bu kadar bedensel faaliyet !
Gercek olan ruhundaki hakimiyet.“


-  sus! düsünüyorum

„Sadakat arkasında kosan nice insanlar gibi
hep kendi inançlarinin ardından sürerken atini anlamadin sende.
Sevmenin en güzel yolu, yanlis yoldan sevmektir.
Kendine ait olana değil, yasaklanana ulaşmaya calismaktir sevgi“

-  Gercekden sevgi bu mu?
Gercek sevgiyi O´mu yasiyor?
Güldürdün beni yine.. yine ve yine..
Hep yanimda ol o yüzden böyle gecelerde.
Duydugun kahkahalar gercek
her an güldügümü zannetme ama.



Eglenceliyimdir haklisin.
Peki darbelere karsi ne kadar dayaniklisin?“



(ceyrek bir tebessüm)
-oofff!
Körkütük şarhoş olalım hadi.
kadınlar hakkında duyduğun her şeyi unut
sarhos olunca anliycaksin, Ses
aynadaki gözlerimde ruh aramayı birakip
satin aldigim ruhlarin hepsinin cürük ciktigini.
„cok aciyorsun kendine!“

- yok öyle degil.
Vazifelerin vaziyetlerce önlendiği yerdeyim sadece
Oturdugum yerde kücülüyor, kücülüyorum…

O yok ya, hatam, inanip kaybettigim
O yok ya, sevdigim, nefret ettigim ..

  ( ses-sizlik)


-Ne oldu?
Sustun?

„düsünüyorum.
Seni sana anlatmanin yolunu.
Farkinda degilsin ama,
Yaptigin ihanet“

- hayir, bulundugum sadece akilsal ve sezgisel bir kehanet.
Kücülüyorum iste!, eriyorum, biticem ..
Farklı bir sey sindirmek olanlari, bitenleri.
Biten demek agır geliyor
Tasiyamiyorum bu bedendeyken bu ruh.



„Sevgin, tutkun ve aliskanligin arasinda, sen
inan bana, yeniden o´na ulasabilicegini bilsen
inadindan vazgecer
kendinle tartismak icin sebep aramazdin.
O ´nu kendine yeniden verebilicek olsan
su an da yaptigin ihanete bile ihanet eder
yine giyinirdin o`nu üzerine.
sendeki beyhude bir cirpinis. rolünde basarili degilsin “

- aslinda tiyatroyla ilgilenmedim çok
doğuştan gelen bir yetenek bu bendeki.
Acimasizsin, Ses.
Ama haklisin belkide.
Her rolde basarili olupda bunda olamadiysam,
gercekden ihanet ediyorumdur
ama en basda kendime
.
IV Sabaha karsi

-Ses,
sevmek yasak meyvaya duyulan arzu imis demistin gecenin ilk saatlerinde .
O´nun yüreginin bana ait olmadigini bile bile istiyorsam onu..
Bir zaman benim olan,
fakat benim olani hoyratca benden alan
artik benim olmayan.

(iccekis)


lanet olsun! Her nefes alis verisimde seviyorum.
Ve ayni solukla ihanet ediyorum tüm dogrularima
tüm duygularima
haklisin.






ufukta geceligini cikartmaya baslayan sabahi karsilyiorum
ilik bir esinti hertarafi sarmis
pencereden henüz giren sicacik günes isigini gögsümde yumusatip odanin icine dogru veriyorum.
Biliyorum ve dünya da biliyor ki
Uykusuzluk her yerimi ele geciriyor
Ama ben
O aptal yelkovan ve akrebin gecenin bitimini vurmadigi bir saatte
Hala kendimi bulmaya calisiyorum.

(farkedis tebessümü)


-yine sustun, ses.

„artik ayrilsam senden? Sabah oldu“

- melankoli senide yordu elbette.
O halde..
bugünü kendime ihanet edisim ilan ediyorum…
Sonra o´na,
sonra sevgilerin en büyüğü sandığım o duyguya.
Güdülerime,
dogrularima,
inanclarıma,
tanrıma
.





Ve Ses istirahate cekilirken
ruhuma ihanet edisimin üzerine bir yudum daha aliyorum
aksam istedigim „sen“ tadindaki sarapdan.
huzurluyum
cünkü
gün dogarken gururmun son cirpinislarini da biraktim
sabahin ilk isiklarina..


 


kolaj



Belki ..
Belki gözlerimi acarsam daha az aglarim.
Bu bir aci degil. Sadece akustik bir öfke.

Cok öfkeliyim sana..
öfkemin armonisi bir orkestra esliginde kendini bulur
ancak..
icimde duydugum bu yogun his sana dokunmama izin vermiyor.
Bu duygunun kaynagi ne?
Öfke temelinde bir aci gerektirmezmi?
Böylesine büyük bir öfke ise büyük bir aci barindirir bünyesinde.
Herzamanki gibi aceleci davranip ücüncü satirda yazdigimi geri aliyorum simdi.
Bu bir aci.
Aci nin en aci yüzü.
Anlamsiz mi geliyor sana bu, sevgili okuyanim ? beni tanimiyorsun.
Daha nice anlamsizliklarim var dillenmemis icimde
Belki ..
Belki en belirgin anlamsizligim ama cocukken bir prenses olmak istememdi,
ve bir de belki ..
..saclarima taktigim o cicekler ..
ve ucan kelebekler ..
„7 gün yasama hakkin olsaydi kimi öldürürdün ?„ diye sormak isterdim onlara simdi.
Erken kalktigim bahar günlerinde yesil bir dünya idi belki de..

Oofff hayat! Benden gizledigin ellerini hangi cebinde sakliyorsun.
Sen hayat! Karmasik bir labirentmissin, yollarinda kayboldugum.
ucmayi .. düsmeyi ögrettin bana.
Dünyadan uctukca kendimden düstüm.

Kirmizi bir dönencenin icine düstüm hemde..
hayat gri ama
..öfkem kan kirmizi
.. üzüm bordo
.. kör kara


Yaniyor zaman.
Saatler gibi, hayatta hep basa sariyor kendini.

„yar, diyecek gözümün nuru
Iste, yagdirayim yagmuru
Mertce seviyor, asik sana
Arasan bulunmaz kusuru“


Böyle sade dörtlüklerin icinde suursuzca kaybolmayi hep istemisimdir.
Ama yerine ..
seni doldurdum gözalti torbalarima.
Fakat asla agliyamadim sana.

Bir ben mi varim ki BENIM icimde? Hayir.
Sorumlulugunu aldigim bir cocuk bilincimde,
Bilmekle kabullenmek arasinda gidip geliyorum.
Bir cocuk,
„Kalbinin kirikliklarini kendine sakla“ der
„burda benim kirikliklarim gecer!“.
Kirik cocuk, ucurum dibinde bulduk birbirimizi.
Daha ne kadar aci cekebiliriz?
Korkmuyuorum hic!
Dünyayi kutuplardan bastiran bizim ayaklarimizmis sadece
..gerisi hikaye!

Ama iste.. 

Daha dün „cok cocuk oldun“ dediler bana.
Uyudum, büyüdüm.
Bugün mutsuzum.
Ögrendim ki mutluluk,
mutlu gecirdigim kisa anlarin toplamiymis sadece.
Hüzün ise ..
kalbine batan hayal kirikliklarinin verdigi acilarmis.

aydolunaydaysa

I kacış

Dedi ki bana:
„Kanatlarını ac
Ve uc.”





Kanatlarımla birlikte o kadar güçlüydüm ki.
Sonsuzlukla kardeş sandıgım yüreğimi
kandırırmısım meger.
Cünkü bu kanatlar naylon imiş .

Düşüyorum..
Üşüyorum..

Yinede ..
havadan daha hafif olma düşüncesi
aldı beni benden.
Gökyüzünün renkleri
dört bir yanımı sarmış.
Nefes bile almadan bırakıyorum kendimi
bu aksaksız, sonsuzluga.
Dünya burdan ne kadar da güzel..

Zamanın susmaya yüzü yok
Kendim icin yaptıklarım karşısında.
Ve
kuş bakışı bakıyorum hayata.
Ve
kontrolu asıl sahibine,
yer cekimine teslim ediyorum.

Serbest düşüşte bulunmaktayım.
Hicbirşeyi düşün(e)meme anı.
Bir kac saniyeligine
ölümsüzlük duygusu.

Dört bir yanım hürriyet.

Gercekle yüzleşmek
bu olsa gerek.

Fakat bazen cok zor.
Cünkü düşmek
gercek sayılamıycak kadar sembolik.
Bu durumdayken ben
rüya icinde rüya görüyor,
yaşıyor,
ve bunu istiyorum.
Artık
bir düş görümü kadar uzak eller
dokunuyor hasretime.
Ve artık
sahte sabahlar oluşturuyorum
kendime.

Üşüyorum
Düşüyorum..



II uykubozan

Icimde büyüyor o tutku
Başıboş ve sahipsiz.

„Her kadının biraz cıgırası gelir ya bazen ..
kendini ve otları sökmeye vurarak ellerini."

Cennetin on birinci katında
bulutlarla beraberim.
Sonsuz bir yastıga gömmüşüm başımı.
Ne fayda..
Cagırsam sanki gönderirmi seni bana
uykubozan gercegim.?

“Her kadının biraz cingene olası gelir ya bazen
Göce göce toslamak istiyorum topraga”

Düşüyorum.
Üşüyorum.



III nefesini tut

Hiç birşey göründüğü gibi değildir.
Ve bazen nefes alıp vermek bile deliliktir.
"Kıs omuzlarını, küçült kendini.
Hiç birşey isteme, hicbirşey bekleme."

Nefesini tut sadece
ve
tırnaklarınla kazı
üzerinde yattıgın toprağı.
`Ateş` de, `su`de, `hava`de ...
ve şimdi sabırsızlıkla topraği bekle ..
gelecek sesleri ...
nefesini tut …
ve yaşa.

yaşıyorum
üşüyorum.



IV Silentium

Gürültünün cok ceşidi var
Ama sessizligin sadece bir hali.
Ben
Burda
Böylece

Sessizlik ..

Bagır cagır sessizlik.

Oda sessiz…
‘O da sessiz’ diyor içimden biri
‘O da sensiz
ve en az senin kadar
kimsesiz`.

Aydolunaydaysa,
.. ahh yüregim..
düşüyor karanlığım sere serpe
yalnızlığıma..
Tüm gece sövmek istiyorum
tutunduğum dallara

ya da
ruhum aydolunaydaysa
uyanıyorum
yalnız bir hayata
..yürek sancim..
derin bir uykunun
gece karanlıgında.